Türkiye’nin Mutlak (Matematik) Konumu

Türkiye, 36° – 42° kuzey paralelleri ile 26° – 45° doğu meridyenleri arasında yer alır. Diğer bir ifadeyle, Ekvatorun kuzeyinde ve Greenwich’in doğusunda yer alan bir ülkedir.


Türkiye’nin bulunduğu paralel ve meridyen aralıklarına bakarak, Türkiye ile ilgili şu sonuçlar çıkarılabilir:

  • En doğusu ile en batısı arasında 19 boylam farkı vardır. Bu durum 76 dakikalık yerel saat farkına neden olur.
  • Doğu-batı yönündeki genişliği az olduğundan, aynı anda tek ulusal (ortak) saat kullanılır.
  • En kuzeyi ile en güneyi arasında 6 enlem fark vardır. Bu durum en kuzeyi ile en güneyi arasındaki kuş uçumu uzaklığın 666 km olmasına neden olur.
  • Orta enlemlerde (30° – 60°) bulunur.

Matematik (Mutlak) Konum

Dünya yüzeyindeki her unsur bir yere sahiptir. Dünya üzerinde bir evin yeri olduğu gibi bir şehrin hatta bir ülkenin de yeri vardır. İşte bir unsurun Dünya üzerinde bulunduğu yere coğrafi konum denir. Coğrafi konum, matematik (mutlak) konum ve özel (göreceli) konum olmak üzere ikiye ayrılır.
MATEMATİK (MUTLAK) KONUM


Bir yerin konumunun en doğru biçimde tarif edilmesi, matematiksel esaslara dayalı olan koordinat sisteminin oluşturulmasıyla mümkündür. Koordinat sistemi bir düzlem üzerindeki yatay ve dikey yöndeki çizgilerden oluşur. Bu durum, satranç tahtası üzerindeki taşların yerinin belirlenmesine benzer. Bu sistemin Dünya yüzeyinde uygulamaya konulmasıyla coğrafi koordinat sistemi oluşturulmuştur. Coğrafi koordinat sistemindeki yatay çizgiler paralelleri, dikey çizgiler ise meridyenleri oluşturur. Dünya üzerindeki bir unsurun yerinin, paralel ve meridyenler kullanılarak gösterilmesine matematik (mutlak) konum denir.

Dünyanın Yıllık Hareketi ve Sonuçları

Dünya ekseni etrafındaki hareketini sürdürürken, aynı zamanda Güneş etrafında da hareket eder. Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketi sırasında izlediği yola yörünge denir. Dünya’nın yörüngesi elipse benzer bir şekildedir. Yörüngenin oluşturduğu düzleme ekliptik denir. Dünya’nın ekseni ile yörüngenin düzlemi arasında 66° 33′ lık bir açı vardır. Yani Ekvator ile ekliptik birbiriyle çakışık olmayıp, aralarında 23° 27′ lık bir açı vardır.
Bu koşullarda, Dünyanın Güneş’in etrafında gerçekleştirdiği ve yaklaşık olarak 365 gün 6 saat süren birtam turluk hareketine yıllık hareket denir. Bu geçen süreye de yıl (sene) denir.


Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesi elips şekline benzediğinden, şu sonuçlara neden olur:
  • Dünya yıllık hareketi sırasında Güneş’e bazen yaklaşır, bazen uzaklaşır. Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu zaman, 3 Ocak tarihidir. Bu duruma günberi (perihel) denir. Dünya’nın Güneş’e en uzak olduğu zaman, 4 Temmuz tarihidir. Bu duruma günöte (afel) denir.
  • Dünya’nın yörüngedeki hızı Güneş’e en yakın olduğu durumda en fazla, Güneş’e en uzak olduğu durumda en azdır. Dünya’nın yörüngedeki hızının arttığı dönemde 30 sürmesi gereken şubat ayı 2 gün erken biterek 28 gün sürer.
  • Kuzey Yarım Küre’de sonbahar ekinoksu iki gün gecikerek 23 Eylül tarihinde gerçekleşir.
  • Yıl süresi içinde 6 saatlik fark meydana gelir. Bu fark dört yılda bir şubat ayına eklendiğinden, şubat ayı dört yılda bir 29 gün çeker.
  • Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi, Güney Yarım Küre’de ise kış mevsimi 2 gün daha uzundur.
Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi sonucunda şu durumlar meydana gelir:
  • Yıl (sene) meydana gelir.
  • Güneş ışınlarının bir yere düşme açısı yıl boyunca değişir.
  • Güneş ışınları sürekli Ekvator’a dik düşmez. Yıl boyunca dönencelere bir kez, dönenceler arasına iki kez dik düşer.
  • Yatay düzleme dik olarak yerleştirilen bir cismin öğle vakitlerindeki gölge boyu her gün değişir.
  • Yıl içinde farklı sıcaklık dönemleri olan mevsimler oluşur. Orta kuşakta, Güneş ışınlarının geliş açısının yıl içindeki değişimi daha fazla olduğu için dört mevsim belirgin olarak yaşanır.
  • Esiş yönleri mevsimler arasında değişen muson rüzgarları oluşur.
  • Gece ve gündüzü ayıran aydınlanma çizgisinin teğet geçtiği enlemler, kutup noktaları ile kutup daireleri arasında yer değiştirir.
  • Yarım kürelerde birbirinin tersi mevsimler yaşanır.
  • Gece ve gündüz uzunlukları yıl içinde değişir. Bu nedenle, bir merkezde Güneş’in doğduğu ve battığı yerlerde, yıl içinde değişmeler olur.
Ekvator’da yıl boyunca gece ve gündüz süresi birbirine eşittir. Bunun nedeni aydınlanma çizgisinin yıl boyunca Ekvator’u iki eşit parçaya bölmesidir. Ekvator’da gece ve gündüz süresi yıl boyunca eşit olduğundan, Güneş’in doğma ve batma saatleri ile doğup battığı yön hiç bir zaman değişmez.


Dünya’nın yıllık hareketi sırasında, Dünya’nın ekseni ile yörünge (ekliptik) düzlemi arasındaki 66° 33′ lık açı kolay kolay değişmez. Bu nedenle yıllık harekete bağlı olarak meydana gelen sonuçların oluşmasında, eksen eğikliği temel etkendir.
Yeryüzünde dönencelerin (Yengeç Dönencesi ve Oğlak Dönencesi) 23° 27′ enlemlerinden, kutup dairelerinin 66° 33′ enlemlerinden geçmesi eksen eğikliğinin bir sonucudur.
Eksen eğikliği ortadan kalkmış olsaydı dönenceler ve kutup daireleri oluşmazdı. Güneş ışınları Ekvator’a sürekli dik açıyla, herhangi bir noktaya da yıl boyunca aynı açıyla gelirdi. Herhangi bir noktada sürekli aynı mevsim yaşanırdı. Aydınlanma çizgisi yıl boyunca kutup noktalarından geçeceğinden, gece ve gündüz her yerde eşit olurdu.
  • Gece ile gündüz süresi arasındaki fark Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Kutup noktalarında 6 ay gece 6 ay gündüz yaşanır.
  • Matematik iklim kuşakları oluşur. Dönenceler arasındaki bölge tropikal kuşak, dönenceler ile kutup daireleri arasındaki bölge ortak kuşak, kutup daireleri ile kutup noktaları arası kutup kuşağı olarak adlandırılır.


Yeryüzünün yıllık ortalama sıcaklık değerlerine göre sıcaklık kuşakları belirlenmiştir. Matematik iklim kuşakları ile sıcaklık kuşaklarının sınırları birbiriyle tam uyumlu değildir. Çünkü, matematik iklim kuşaklarının belirlenmesinde, sadece Güneş ışınlarının geliş açısı dikkate alınmıştır. Sıcaklık kuşaklarının sınırları üzerinde ise, Güneş ışınlarının geliş açısının yanında kara ve deniz dağılışı, okyanus akıntıları ve yükselti gibi sıcaklık etmenleri belirleyici olmuştur.

DÜNYA’NIN KENDİ EKSENİ ETRAFINDAKİ HAREKETİ (GÜNLÜK HAREKET)


  • Gece ve gündüz birbirini takip eder.
  • Güneş ışınlarının bir noktaya düşme açısı gün içinde değişir. Güneş ışınları sabah ve akşam saatlerinde eğik, öğle vaktinde gün içindeki en büyük açıyla gelir.
  • Cisimlerin gölge boyları gün içinde değişir. Gölgeler Güneş ışınlarının eğik geldiği sabah ve akşam saatlerinde
    daha uzun, Güneş ışınlarının en büyük açıyla geldiği öğle saatlerinde daha kısa olur.
  • Güneş’in doğduğu yere doğu, battığı yere batı denir. Böylece yönler belirlenir.
  • Gün içinde sıcaklık farklılıkları oluşur. Bunun sonucunda, meltem rüzgarları oluşur ve kayalarda fiziksel çözülme olayları görülür.
  • Dünya’nın günlük hareketinden doğan Koriyolis (sapma) gücü oluşur. Koriyolis kuvvetine bağlı olarak sürekli rüzgarlar ve okyanus akıntılarının yönlerinde sapmalar oluşur. 30° ve 60° enlemlerinde dinamik basınç kuşakları oluşur.
  • Yerel saat farkları oluşur. Doğuda olan yerlerde her zaman yerel saat, batıdaki yerlerden ileri olur.

Dünya'nın Şekli ve Sonuçları

Dünya’nın şekli nasıldır? Bizler bunu günümüzün teknolojisiyle net bir şekilde biliyoruz. Ancak ilk insanlar da bunu merak ediyordu. Sizce teknolojinin gelişmediği dönemlerde insanlar Dünya’nın şeklini nasıl yorumlamışlardır? 

Dünya’nın şeklinin nasıl olduğu sorusu, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar, Dünya’nın şeklini merak etmişler ve onu çeşitli şekillerde tasvir etmişlerdir. 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Dünya’nın küre şeklinde olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır. Fakat daha sonra yapılan bilimsel çalışmalarla Dünya’nın geometrik şekillerden hiçbirine benzemediği ve kendine özgü bir şekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 

Günümüzde, uzaydan uydularla çekilen fotoğraflar, Dünya’nın kendine özgü bir şeklinin olduğunu kanıtlamaktadır. Dünya’nın şekli, kutuplardan hafif basık, Ekvator’da ise hafif şişkindir. Yer’in kendine has bu şekline geoid (geoit) denir (Görsel 2). Yer yuvarlağının geoit şekli, henüz katılaşmadan kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında oluşan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle savrulması sonucu meydana gelmiştir.

Dünya’nın kutuplardan basık, Ekvator’dan şişkin olmasına bağlı olarak Ekvator çevresi (40.076km) kutuplar çevresinden (40.009 km) daha uzundur. Bu nedenle yeryüzündeki en uzun hayalî çizgi Ekvator’dur. Kutupların yarıçapı (6.357 km), Ekvator’un yarıçapından (6.378 km), 21 km daha kısa olduğu için kutuplar Dünya’nın merkezine daha yakındır (Görsel 3). Bu nedenle yer çekimi Ekvator’da az,kutuplarda fazladır.
Ekvator çevresi:  40.076 km


Dünya’nın küresel şeklinin sonuçları 

Şeklinden dolayı Dünya’nın bir yarısı aydınlık iken diğer yarısı karanlık olur. Dünya üzerindeki aydınlık ve karanlık yarım küreleri ayıran aydınlanma çemberi(çizgisi) oluşur. Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı Ekvator’dan Kuzey Kutbu’na doğru gidildikçe büyür. Kuzey Yarım Küre’de Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı, bulunulan enlem

derecesini verir. 

Ardışık meridyenler arasındaki mesafe,Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe azalır. Bütün meridyenlerin bir kutuptan diğerine uzanması sonucu, boyları birbirine eşittir. Paralel dairelerinin uzunluğu ise Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe küçülür. Aynı zamanda Yer’in ekseni çevresindeki çizgisel dönüş hızı, Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe
azalır. Bir noktadan hep aynı yöne gidilirse tekrar aynı noktaya ulaşılır.


Kürenin düzleme aktarılmasındaki zorluktan dolayı harita çizimlerinde hatalar
meydana gelir. Haritalarda gerçek alan ile iz düşüm alanı arasındaki fark, Ekvator’dan
kutuplara doğru gidildikçe artar. Dünya’nın küresel yapısından dolayı, yerden yükseldikçe görüş alanı genişler. Ay tutulması esnasında Yer’in Ay üzerine düşen gölgesi küresel bir şekilde görülür.


12. Sınıf Çevre ve Toplum Sunusu




ÇEVRE VE TOPLUM

Doğal Çevrenin Sınırlılığı
Doğal Kaynakların Bilinçsiz Kullanımı ve Çevre sorunları
Çevre Politikaları
Ülkelerin Çevre Sorunlarına Yaklaşımları
Çevre Anlaşmaları ve Etkileri
Ortak Doğal ve Kültürel Mirasa Yönelik Tehditler
Çevre Sorunlarını Önlemede Bireye Düşen Görevler


12. Sınıf Ülkeler Arası Etkileşim Sunusu





ÜLKELER ARASI ETKİLEŞİM

Teknolojik Gelişmelerin Kültürel ve Ekonomik Etkileri
Gelişmişlik Seviyesinin Belirlenmesinde Etkili Olan Faktörler
Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerin Ekonomik Özellikleri
Enerji Güzergâhları ve Etkileri
Ülkelerin Bölgesel ve Küresel Ölçekte Doğal Kaynak Potansiyeli
Çatışma Bölgeleri


SUNUYU İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ